“`html
Sudan’da İnsanlık Dramı: Faşir’deki Katliam ve HDK’nin Rolü
Son görüntüler, kentin Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) destekli Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) tarafından ele geçirilmesinin ardından çekildi. Bu olay, yaklaşık 18 ay süren bir kuşatmanın ardından gerçekleşti ve uluslararası toplumu sarsan iddiaların gündeme gelmesine neden oldu.
Uluslararası medya ve insan hakları izleme kuruluşlarının incelediği veriler, ABD’nin daha önce ‘soykırım işlemekle’ suçladığı HDK’nin, yüzlerce kişiyi infaz ettiğini ve bazı infazların kameralar tarafından kaydedildiğini ortaya koyuyor.
İngiliz Financial Times gazetesinin haberine göre, uydu görüntülerinde geniş alanlarda görülen kırmızı lekelerin, ‘kan izleri’ olduğu düşünülmektedir. Bu durum, bölgedeki tıbbi tesislerin ve yerleşim alanlarının etrafında birçok cesedin bulunduğunu gösteren korkunç görüntülerle birleşince, yardım kuruluşları durumu ‘toplu katliam’ olarak nitelendirdi.

Hastanede Yaşanan Dramatik Olaylar
Uluslararası yardım kuruluşlarının yetkilileri, HDK birliklerinin Faşir’deki Suudi Hastanesi‘nde ‘saha infazları’ yaptığını ve bu saldırıda hastalar, refakatçiler ve sağlık çalışanları da dahil olmak üzere en az 460 kişinin hayatını kaybettiğini
Bağımsız kaynaklar, milislerin kamu binalarında alıkonan insanlara ateş açtığına dair video kayıtları yayımladı. Tanıkların ifadelerine göre, HDK güçleri cinsel şiddet, yağma ve insani yardımları hedef alma gibi ciddi ihlallerde bulunmuş.
HDK komutanlığı ise iddiaları yalanlayarak, ‘varsa bireysel ihlallerin araştırılacağını’ ve ‘sivillerin güvenliğinin öncelikli olduğunu’ savundu. Ancak uluslararası gözlemciler, bu beyanların doğruluğunu sorguluyor ve Faşir’de yaşananların 2003 Darfur katliamlarını anımsattığını ifade ediyor.

150 Binden Fazla Ölüm ve Yerinden Edilme
2023 yılının başında Sudan ordusu ile HDK arasında patlak veren çatışmalar, Faşir’i ülkenin en büyük insani krizlerinden birinin merkez üssü haline getirdi. Birleşmiş Milletler verilerine göre, bu çatışmalar sonucu 150 binden fazla kişi hayatını kaybetti ve 14 milyondan fazla insan yerinden oldu.
HDK güçleri, şehirdeki gıda akışını engellemek amacıyla toprak barikatlar kurarak Faşir’i izole etti. Geçtiğimiz pazar günü, şehrin havaalanı ve askeri üssünü ele geçiren birlikler, Sudan ordusunu Darfur’daki son mevzilerinden atmayı başardı.
Tehlike Altındaki Sivil Popülasyon
BM, Faşir’in düşmesinin HDK’nin Darfur’daki beş eyalet başkentinin tamamını kontrol etmesi anlamına geldiğine dikkat çekti. Bu gelişme, ülkenin bir buçuk yıl süren iç çatışmasında karanlık bir dönem başlatıyor. Uluslararası yardım kuruluşları, son günlerde 30 binden fazla sivilin şehri terk ettiğini bildirirken, iletişim hatlarının kesilmesi nedeniyle bölgeye insani yardım ulaştırılamamaktadır.
Birleşmiş Milletler, Darfur’da ‘yaklaşan etnik temizlik’ riski konusunda ciddi bir uyarıda bulunuyor.

HDK’nin Tarihçesi ve Faaliyetleri
Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK), Arapça adıyla al-Quwwat al-Da’m al-Sari, Sudan ordusuna bağlı gibi görünmesine rağmen, aslında bağımsız hareket eden bir paramiliter güçtür. Bu güç, 2000’li yılların başında Darfur bölgesinde faaliyet gösteren Cancavid (Janjaweed) milislerine dayanmaktadır. O dönem bu milisler, Sudan’ın eski lideri Ömer el-Beşir tarafından, Darfur’daki siyah Afrikalı etnik gruplara karşı uygulanan ‘rejimin kirli savaş aleti’ olarak kullanıldı.
2013 yılında, Beşir hükümeti Cancavid milislerini kurumsallaştırarak HDK adını verdi. Bu gücün kumandanı olarak Darfur kökenli Rizeygat kabilesinden Muhammed Hamdan Dagalo (Hamidti) atandı.
Belgelenmiş Suçlar ve İhlaller
Son yirmi yıl içinde HDK, hem Darfur soykırımı sırasında hem de 2023 yılı itibarıyla devam eden iç savaşta birçok savaş suçu ve insanlığa karşı suçla itham edilmiştir. Birleşmiş Milletler, Uluslararası Af Örgütü ve Human Rights Watch gibi kuruluşlar tarafından bu suç ve ihlaller belgelenmiştir.
Bağlı olduğu başlıca ihlaller arasında:
- 2003–2005 yılları arasında Darfur’da 300 binden fazla sivilin yaşamını yitirmesine yol açan saldırılara katılım.
- Sivil nüfusun hedef alındığı köylerin yakılması ve toplu ölümler.
- Kadınlar üzerinde uygulanan sistematik tecavüz ve cinsel saldırılar gibi eylemler.
- Yardım konvoyları ve sağlık tesisi gibi sivil altyapıların saldırıya uğraması.
- 2023–2025 döneminde özellikle Faşir’de yüzlerce sivilin infaz edildiği belgelenmiştir.
- BM, HDK’nın Fur, Masalit ve Zaghawa gibi etnik grupları hedef aldığını belirtmiştir.
Tüm bu eylemler nedeniyle HDK’nin komutanı Hamidti ve üst düzey kadrosu, uluslararası birçok kurum tarafından soykırım ve insanlığa karşı suç işlemekle suçlanmaktadır.

BAE’nin Rolü ve Diğer Destekçiler
HDK, resmi olarak Sudan ordusuna bağlı görünse de, son yıllarda bağımsız bir askeri güç haline gelmiş ve birçok dış destek almıştır. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), HDK’nin en güçlü destekçisi olup, gruba silah, mühimmat, yakıt ve finansman sağladığı belgelerle kanıtlanmıştır.
BAE üzerinden ticaretle aklanan Darfur’daki altın madenlerinden elde edilen gelirlerin de HDK’ya aktarıldığı bilinmektedir.
Uydu verileri, gruba Çad ve Libya üzerinden BAE menşeli sevkiyatların yapıldığını göstermektedir.
Diğer Destek ve Finansman Mekanizmaları
2017 yılından itibaren Rus Wagner Grubu, HDK’ya askeri eğitim, silah tedariki ve istihbarat desteği sunmaya başlamıştır; karşılığında Sudan’daki altın madenlerinden pay almıştır. Ayrıca, HDK’nın finansal varlıklarının Hamidti ailesine ait al-Junaid Group adlı şirkete bağlı olduğunu belirtmekte fayda var. Bu şirket, altın ticareti gibi yollarla paramiliter güç için finansman sağlamaktadır.
HDK, Çad, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Güney Libya’daki silahlı gruplarla işbirliği yaparak, bu gruplarla karşılıklı yakıt, gıda ve mühimmat takası gerçekleştirdiği bilinmektedir.
“`